TURKISH STUDENT - Yurtdışı Eğitim Rehberiniz
AnasayfaGüncel Makalelerİngilizce Öğrenmenin 101 Yolu
İngilizce Öğrenmenin 101 Yolu

İngilizce Öğrenmenin 101 Yolu

İngilizcede akıcılık kazanma yolunda ilerlemeniz için basit tavsiyeler

İngilizcenizi geliştirmeniz için yapabileceğiniz 101 şey (belirli bir sırada değildir)

  1. Hata yapmaktan çekinmeyin. Özgüvenli olun. İnsanlar hatalarınızı, yalnızca siz o hataları yaptığınızda düzeltebilir.
  2. Etrafınızı İngilizceyle çevreleyin. Kendinizi tamamıyla İngilizce konuşulan, pasif bir şekilde İngilizce öğrenebileceğiniz bir ortama atın. Öğrenmenin en iyi yolu konuşmaktır.
  3. Her gün pratik yapın. Kendinize bir çalışma planı hazırlayın. Haftada kaç saatinizi eğitime ayırabileceğinize karar verin ve buna sadık kalın. Bir rutin oturtun.
  4. Ailenize ve arkadaşlarınıza eğitim planınızı anlatın. Sizi eğitime zorlamalarını isteyin ve sizi bölmelerine izin vermeyin.
  5. 4 temel beceriyi çalışın: okuma, yazma, konuşma ve dinleme. Gelişmeniz için bunların her birini çalışmanız şarttır.
  6. Öğrendiğiniz yeni kelimeler için bir defter tutun. Bu kelimeleri cümleler içinde kullanın ve konuştuğunuzda en az 3 kere cümle içinde geçirmeye çalışın.
  7. Günde bir kere EC’nin ücretsiz İngilizce öğrenim web sayfasını ziyaret edin ve bir dersi tamamlayın.
  8. Listeleri ezberlemek bir sınav için kelimeleri öğrenmede uygulanan en yaygın yöntemdir. Bu yalnızca kısa vadeli eğitim için faydalı bir alıştırmadır çünkü genellikle bir sınav için öğrendiğiniz bilgileri tekrar hatırlayamazsınız.
  9. Vücut saatinizi kullanın. Eğer sabah insanı değilseniz öğleden sonraları çalışın.
  10. Sadece kelimenin kendisini hatırlamaya çalışmaktansa; içinde o kelimenin geçtiği örnek bir cümleyi hatırlamaya çalıştığınızda çok daha rahat hatırlarsınız.
  11. Bir sınava girmeyi planlayın. Bir şey için çalışma ihtiyacı hissettiğinizde daha sıkı çalıştığınızı fark edeceksiniz.
  12. Sadece bir sınava girmek için çalışmaktansa hiç yapmayın daha iyi. Daha geniş açıdan bakın. Eğer İngilizce hakimiyetiniz güzel olsa neler yapabilirsiniz? Hayat kaliteniz nasıl gelişirdi?
  13. Kendinize uzun vadeli bir hedef belirleyin ve bu hedef doğrultusunda ilerleyin.
  14. Kendinize kısa dönem hedefler de koyun ve her birine eriştiğinizde kendinizi ödüllendirin.
  15. Zorunda olduğunuz için değil istediğiniz için öğrenebileceğiniz bir atmosfer yaratın. İstediğiniz için öğrendiğinizde daha hızlı öğreneceksiniz.
  16. Sizin için en uygun şeyi bulun. Geçmişte başarılı olmanızı sağlayan yöntemleri düşünün ve onları uygulayın.
  17. Nasıl öğrendiğinizi keşfedin. Ezberleyerek, okuyarak, konuşarak, özetleyerek veya diğer yöntemlerle olabilir. En iyi şekilde nasıl çalıştığınızı öğrenin. Bu sessiz bir yerde tek başınıza veya grup halinde olabilir.
  18. Yardım alın! Eğer bir şeyi anlamıyorsanız birilerinden yardım almalısınız. Öğretmeninize, sınıf arkadaşlarınıza veya arkadaşlarınıza sorun.
  19. Gözden geçirin! Gözden geçirin! Gözden geçirin! Geçmişte öğrendiğiniz şeyleri gözden geçirdiğinizden emin olun.
  20. Kendi başınıza bir oturuşta 30 dakikadan daha fazla çalışmak iyi bir fikir değildir. Düzenli molalar verin, biraz temiz hava alın ve bacaklarınızı hareket ettirin.
  21. Bir seviyeyi atlamak için çok acele etmeyin. Olduğunuz seviyeye odaklanın.
  22. Televizyon yerine DVD’leri izleyin. İlk seferde kaçırdığınız bir bilgiyi tekrar izleyebileceğiniz şeyleri kullanmanız daha iyidir.
  23. Televizyon izlemek size bazı şeyleri ilk seferde doğru duyma şansı verir. Bu yüksek seviye öğrenciler için daha uygundur. Anadili İngilizce olan insanlarla pratik yapmak mükemmel olabilir, böylece kendilerini tekrar etmelerini istemek zorunda kalmazsınız!
  24. Derecelendirilmiş okuma kitaplarını okuyun. Bu kitaplar özellikle sizin seviyeniz için yazılmıştır. Tüm bir romanı okuyun. Bunu yapabilirsiniz! Sonrasında kendinizi harika hissedeceksiniz.
  25. Çocuk kitapları daha kolay kelimeler içerir ve derecelendirilmiş okuma kitaplarının iyi birer alternatifidir.
  26. Gazeteler pasif yapıları bulabileceğiniz iyi kaynaklardır. Tam bir makaleyi okuyun ve pasif cümleleri bulabilecek misiniz, görün.
  27. İlk başta genel anlam için okuyun. Her kelimeyi anlamak için uğraşmayın, sonra geri dönün ve yeni kelimeleri arayın.
  28. Bir cümle içinde anlamadığınız bir kelime için çevresindeki diğer kelimelere bakın. Size ipuçları verecektir. Anlamı genel yapıdan çıkarmaya çalışın.
  29. Kelime köklerini öğrenin. Bu size kelimelerin anlamını çözmede yardımcı olur. Örneğin: scrib = write, min = small
  30. Yeni bir kelime öğrendiğinizde diğer formlarını da düşünün: Beautiful (sıfat), beauty (isim), beautifully (zarf).
  31. Ön ekleri (dis-, un-, re-) ve son ekleri (-ly, -ment, -ful) öğrenin; bunlar kelimelerin anlamını çözmenize ve kelime bilginizi geliştirmenize yardımcı olur.
  32. İngilizce, Japonca veya Fransızcanın aksine kelime vurgusu kullanır. Yeni kelimelerde heceleri sayın ve vurgunun nerede olduğunu bulun. Bir kelimede daima tek bir vurgu vardır o da sesli harftedir. İki heceli fiillerde vurgu ikinci hecededir (beGIN). 2 heceli isimlerde (TEAcher) ve sıfatlarda (HAPpy) vurgu ilk hecedir.
  33. Her fırsatta İngilizce konuşun. İşte bu kadar basit!
  34. Kendi dilinizden İngilizceye çeviri yapmayın. Akıcılığınızı geliştirmek için İngilizce düşünün. Kendi kendinize konuşun… ama otobüste değil, yoksa insanlar sizin delirdiğinizi düşünür!
  35. İngilizceyi kitaplardan öğrenemezsiniz. Bir arabayı sürmek gibi, yalnızca onu uygulayarak öğrenirsiniz.
  36. Dilbilgisini öğrenmenin en doğal yolu da konuşmaktır.
  37. İngilizce bir günlük veya defter tutun. Günde birkaç cümle yazarak başlayın ve giderek daha fazla yazma alışkanlığı edinin.
  38. Neden online bir blog başlatmıyorsunuz ve yazılarınızı dünyayla paylaşmıyorsunuz?
  39. Daha iyi bir yazar olmak için, dilbilgisini kafanıza takmadan kağıda yazarak olabildiğince çok fikir ve düşünce üzerine beyin fırtınası yapın. Sonrasında yapıyı gözden geçirin. Sonrasında iyi bir dilbilgisi ve imla kullanarak eserinizi yaratın. Son olarak da sonuna kadar okuyun veya hataları görmesi için birisine okutun.
  40. Noktalamalarınızı kontrol edin, anlatmak istediğiniz şeyi tamamıyla değiştirebilir. Bu iki cümle arasındaki farka bir bakın: “A woman without her man is nothing” ve “A woman: without her, man is nothing”.
  41. Kalbinizi dışarıya vurun! Güzel sesinizi dünyaya duyurun! İngilizce şarkılar öğrenin; akıcılığınızı ve tonlamanızı geliştirmek için o şarkıları söyleyin… kim Karaoke yapmak istiyor?
  42. Bir mektup arkadaşı edinin veya sohbet odaları, forumlar veya topluluk sitelerini kullanın. Eğer birileriyle İngilizce konuşamıyorsanız, bir sonraki en iyi şey budur.
  43. İngilizce CD’leri taklit edin. Birkaç cümle dinleyin ve duyduğunuz şeyi tekrar edin. Ritme ve tonlamaya odaklanın.
  44. Evinizde İngilizce radyo dinleyin. Aktif olarak dinlemiyor olsanız bile kulaklarınızı çalıştırmış olacaksınız.
  45. CD’leri tekrarlayın. CD ile birlikte yüksek sesle okuyun. Bu da tonlama, telaffuz ve ritim için idealdir.
  46. Dikte etmek. Bir CD veya arkadaşınızı dinleyin ve duyduğunuzu yazın.
  47. Hiç kimse kendi sesini dinlemek istemez ama cesur olun ve bunu deneyin! Sesinizi kaydederek telaffuzunuzu ve tonlamanızı dinleyin. Sorunlu alanlarınızı keşfetmenize yardımcı olur.
  48. Yardımsever öğretmeninize dersini kaydedip edemeyeceğinizi sorun. Gözden geçirmek için harika bir yoldur. Öğretmeninizin konuşma hızını ve tonlamasını da dinlemiş olursunuz.
  49. İngilizce/İngilizce sözlük kullanın; İngilizce düşünmeye devam etmenizi ve çeviri yapmamanızı sağlar.
  50. Eğer İngilizce/İngilizce sözlük korkutucu geliyorsa, seviyenizdeki İngilizce öğrenciler için tasarlanmış öğrenci sözlükleri bulunuyor.
  51. Sözlüğünüze çok fazla güvenmeyin. Sözlüğünüz sadece bir yardımcı olmalıdır, temel öğretmeniniz değil. Doğrudan sözlüğünüze bakmaktansa, bir kelimenin anlamını çıkarmaya çalışın.
  52. Pes etmeyin! Olumlu düşünün! Bazen yeterince hızlı öğrenmediğinizi hissedeceksiniz. Herkes böyle hisseder, bunda endişe edecek bir şey yok. Önünde sonunda oraya varacaksınız.
  53. Keyfini çıkarın! Eğlendiğimiz zaman daha fazla öğreniriz!
  54. Konuşurken gerilirseniz, bir şey söylemeden önce derin bir nefes alın. Rahat hissettiğinizde daha iyi konuşursunuz.
  55. Geçmişte kullandığınız CD’lere ve ders kitaplarına geri dönerek motivasyonunuzu yüksek tutun. Şimdi size ne kadar kolay geldiğini gördüğünüzde şaşıracaksınız! Tebrikler, seviyeniz ilerliyor!
  56. İngilizce öğrenmek için asla çok genç veya çok yaşlı değilsiniz. Öğrenmemek için bahaneler yaratmayın. Neyi bekliyorsunuz?
  57. Ertelemeler sizi başarıdan uzaklaştırabilir. Ertelemeyi bırakmak için; ertelemenizin sebebi çalışmaktan uzak durmak mı yoksa kötü bir alışkanlığınız mı olduğunu çözmek oldukça önemlidir.
  58. Henüz istediğiniz sonuçlara ulaşmadıysanız, bunun sebebi dil öğrenmede kötü olduğunuz için değildir; henüz size özel öğrenim şeklini bulamadığınız içindir.
  59. Seviyenize uygun kaynakları kullanın. Aşırı zor veya aşırı kolay kitapları/dinleme alıştırmalarını kullanmayın. Sizi zorlayan ama sinirlerinizi bozmayan materyaller kullanın.
  60. Aksanınızı mükemmelleştirmek için kendinizi zorlamayın. Aksanınızı korumak, kültürel kimliğinizin önemli bir parçasıdır. Anadili İngilizce olan kişiler, aksanlı İngilizce konuşulmasını severler.
  61. Çok çeşitli İngilizce türleri vardır: İngiliz, Amerikan, Güney Afrika ve dahası. Bunlardan hiçbiri yanlış veya önemli değildir. İngilizce İngilizcedir.
  62. Bunun yerine Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki farklılıklara dikkat edin ve kelimelerinizi buna göre kullanın. Örneğin; asansör için: Elevator (ABD) / Lift (İngiliz).
  63. Yanınızda ipucu kartları taşıyın. Bu küçük kartların üzerine yeni kelimeler yazabilirsiniz. Her boş anınızda cebinizden çıkarıp bakabilirsiniz.
  64. Post-it notları kullanın ve evinizin her yerine yapıştırın. Nesneleri etiketlemek için kullanabilirsiniz. Bir tanesini köpeğinizin üstüne yapıştırın!
  65. Öbek eylemleri (phrasal verbs) (yani iki kelimeli eylemler) göz ardı edemezsiniz, İngilizcede yüzlercesi vardır ve geniş çapta kullanılırlar. Anlamlarına odaklandıkça yenilerinin anlamlarını çıkarmanız daha da kolaylaşır. Geliş yollarını tanımaya başlayacaksınız.
  66. Sezgilerinizi kullanın. Cesaretinizle ilerleyin, ilk tahmininizin ne kadar büyük oranda doğru tahmin olduğunu gördüğünüzde şaşıracaksınız. Daha önceden söylediğimiz gibi, özgüvenli olun.
  67. Fikirlerinizi bir araya getirin. Söyleyeceğiniz şey üzerine bir saniye düşünün. Dilbilgisini biliyorsunuz ama belki de konuşurken onu doğru kullanmıyorsunuz.
  68. Yeni insanlarla tanışın. Şehrinizde İngilizce konuşanlarla bir araya gelmek için gayret edin. Bir kulübe katılabilir veya yabancıların takıldığı barlara gidebilirsiniz. Birine bir içki ısmarlayın, buna bayılırlar!
  69. İngilizce sohbet konuları açan kişi olun. Sohbetlerin devam etmesini sağlamaya çalışın ve dinleme kelimeleri kullanın (‘really?’ / ‘go on…’/ ‘what happened then?’). Başkalarının sizinle konuşmasını beklemeyin. Siz dahil olun!
  70. Tartışın. Konuları bir grup halinde konuşun. Her bir kişi bir bakış açısı seçmelidir (her ne kadar katılmıyor olsanız bile) ve grup içinde bunu tartışmalıdır. Fikirlerinizin karşı tarafa geçtiğinden emin olun. Aktif dinlemeyi öğrenin. Aktif dinleme sınıfta size yardımcı olur ve grup eğitim seanslarından en iyi şekilde faydalanmanızı ve daha fazla katkıda bulunmanızı sağlar. Konuşan kişiye odaklanın. Kıpırdanmayın, başka insanlar ve olayların dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin. Kulaklarınızla ve gözlerinizle konuşmacıya konsantre olun. Daha iyi duymak için konuşmacının yaptığı hareketleri izleyin. Diğerlerinin söylediği şeyleri tekrar etmek, onların düşüncelerini anlamanıza yardımcı olur.
  71. Sadece İngilizce kelimeleri öğrenmeniz yeterli değildir. Bir papağana İngilizce kelimeler öğretebilirsiniz ama bu onun İngilizce konuştuğu anlamına gelmez! Yine de dilbilgisi bilgisine ihtiyacınız vardır.
  72. İngilizce konuşanlar eylem kiplerini aksiyonun zamanından bahsederken kullanırlar. Kendi dilinizde aynı ifadeler olmayabilir. Bu kipleri öğrenmeniz ve onları ne zaman kullanacağınızı bilmeniz önemlidir.
  73. İngilizcede birçok düzensiz eylem vardır. Bunlar üzerinde alıştırma yapmanız gerekir.
  74. Devam edin! İngilizce konuşmaya ara verirseniz, seviyenizin düştüğünü ve tüm bu büyük çabalarınızın boşa gittiğini göreceksiniz.
  75. Kötü bir sınav sonucu yüzünden şevkiniz kırılmasın. Bazen öğrenciler bir İngilizce sınavını geçme becerisine sahiptir ama İngilizce konuşanlarla düzgün bir iletişim kuramaz. Eğer İngilizceyi özgürce konuşabiliyorsanız, kendinizle gurur duymalısınız.
  76. Unutmayın ki; elinizden gelenin en iyisini denediğiniz sürece, başardınız demektir!
  77. Bir arkadaşınızla birlikte İngilizce öğrenin. Birlikte pratik yapacağınız biri olur ve bu sayede birbirinizi motive edersiniz.
  78. İngilizce yazma şeklimizin ifadede aynı anlama gelmeyebileceğini unutmayın. Örneğin ‘ough’ kelimesinin 6 farklı telaffuzu vardır. Fonetik Alfabeye aşina olmaya çalışın. Sözlükteki kelimeleri doğru şekilde telaffuz etmenizi sağlar.
  79. ‘Schwa’ [ə] sesine alışın – vurgusuz ve tonsuz nötr bir sestir. ‘Schwa’ İngilizcede en çok kullanılan sesli harftir. Örneğin “about” kelimesindeki ‘a’ ve “supply” kelimesindeki ‘u’.
  80. Seviye yükseldikçe gelişim göstermenin daha uzun süreceğini aklınızdan çıkarmayın. Genellikle en hızlı gelişme başlangıç seviyesindeyken gösterilir. Birdenbire daha fazla öğrenemediğinizi düşünmeyin, sadece biraz daha zor fark edilir bir ilerlemedir.
  81. İngilizcenizin duruma uygun olduğundan emin olun. Arkadaşlarınızla argo kelimeler kullanabilirsiniz ama iş toplantısında olmaz. Öğrendiğiniz kelimelerin ve yapıların hangi durumlarda daha uygun olduğunu belirleyin.
  82. İngilizce ders kitapları genellikle günlük hayattaki konuşmalarımızdan daha farklıdır. Günlük hayat ‘argo’sunu öğrenmek için filmleri izleyin.
  83. Deyimleri ezberlemek zor olabilir ama kullanmak çok eğlencelidir ve İngilizcenizi daha renkli kılar.
  84. Konuşurken genellikle kelimeleri birleştiririz, sanki tek bir kelimeymiş gibi duyulur. Basitçe, sessiz harfle biten kelimeleri sesli harfle başlayan kelimelerle birleştiriyoruz (sessiz > sesli). Sesli harfle biten kelimeleri sesli harfle başlayan kelimelerle birleştiriyoruz (sesli > sesli). Dinlemenizi ve telaffuzunuzu geliştirmek için bunu uygulayın.
  85. İnterneti kullanın. Öğrenmeniz için bir dolu kaynak bulabilirsiniz: BBC Learning English; learnenglish.ecenglish.com
  86. Güçlü ve zayıf yanlarınızı belirleyin. Hangi alanları geliştirmek istediğinizi bir yere yazın ve onları geliştirmek için çalışın. Tabi ki güçlü yanlarınızı göz ardı etmeyin. Başardıklarınız için kendinizi kutlayın!
  87. Hatalarınızı kullanmayı bırakın. Muhtemelen sürekli aynı dilbilgisi hatasını yapıp duracaksınızdır. Çalışma malzemesi olarak İngilizce testlerinizi kullanın. Hatalarınızın üstünden geçin ve odaklanmak istediğiniz bir veya iki tanesini seçin. Kurallara bakmak için en gözde dilbilgisi kitabınızı kullanın.
  88. Doğru artikeli kullanın (a/an, the). Lütfen bunun ‘a/an’ = belirsiz, ‘the’ = belirgin kuralından daha fazlasını içerdiğinden haberdar olun. Örneğin: ‘A university’ (‘an university’ değildir çünkü kelime başlarken sessiz ses çıkartılır). ‘An hour’ (‘a hour’ değildir çünkü ‘h’ genellikle okunmaz).
  89. Akıcılık kazanmak için görsel eğitimi deneyin. O restorana girmeden önce garsonun size ne söyleyebileceğini düşünün. Hangi yapıları kullanacağınızı düşünün.
  90. İletişimin büyük kısmı vücut dili ve hareketler ile yapılır. Bunlar da kültürler ve ülkeler arasında değişiklik gösterebilir. Örneğin iki parmaklı “V” sembolü avuç içiniz dışarı bakıyorsa sorun yoktur. Eğer bu hareketi avuç içiniz kendinize bakacak şekilde yaparsanız, İngiliz birine hakaret etmiş olursunuz. Bunun anlamı…aslında, bunu bir İngiliz’e sorun ve kendiniz öğrenin!
  91. En kolay madde – Uyuyun! İyi bir gece uykusu çektiğinizde çok daha fazla öğrenirsiniz. Daha iyi konsantre olabilirsiniz.
  92. İngilizce konuşulan bir ülkede İngilizce kursuna gidin.
  93. Eğer yurt dışında eğitim alırsanız, yalnızca kendi ülkenizden değil diğer ülkelerden de insanlarla kaynaşırsınız. Kendi ülkenizden insanlarla ortak bir evde yaşamanız sizin için iyi değildir. Farklı uluslarla zaman geçirerek daha kültürel bir deneyimin tadını çıkarın.
  94. Yurt dışında bir iş bulmayı veya staj yapmayı hiç düşündünüz mü?
  95. Kendinize kalifiye bir öğretmen bulun. Kim yanlış şeyler öğrenmek ister ki?
  96. Hiç kimse İngilizce dilinin her şeyini öğrenemez. Bunu yapmak için uğraşmayın. Öğrenim için faydalı bir ipucu; İngilizcede aynı telaffuz edilen ama yazımı ve anlamları farklı birçok kelime vardır. Örneğin ‘come here’; ‘I can hear the birds’ cümlesindekiyle aynı telaffuz edilir. Farklı anlamları öğrenerek bilgi dağarcığınızı geliştirmek daha kolay olacaktır.
  97. Temel seviyede İngilizce öğrendiğinizde, aynı şeyi farklı yollarla söylemeye çalışın. Bu İngilizcenizi dinleyiciler için daha ilginç kılar ve bu sizin için çok da zor olmayacaktır zira temel bilgiye sahipsiniz. Örneğin İngilizcede ‘Goodbye’ demenin kaç farklı yolu var?
  98. İngilizce kursunuzdayken, dersinize hazırlıklı olun. Mümkün olduğunca erkenden ev ödevlerinizi yapın. Aldığınız notları ve son dersinizi, ders başlamadan birkaç dakika önce gözden geçirin. Bunu yaparak hafızanızı tazeler ve derse ısınmış hale gelirsiniz.
  99. Sınıfta dikkatiniz dağılmasın. Derse odaklanın, pencereden dışarı bakmayın. Geç kalmayın, ders başlamadan birkaç dakika önce gelin. Sizinle İngilizce konuşmayacak insanlarla yan yana oturmayın. Telefonunuzu kapatın. Organize olun; kitaplarınızı, defterinizi ve kaleminizi getirmeyi unutmayın.
  100. Çalışmak için konforlu, huzurlu bir yer bulun. %100 odaklanabileceğiniz bir yer bulmanız gerekir.
  101. Son olarak, İngilizceyi EC ile öğrenin!

https://www.ecenglish.com/en/101-ways-to-learn-english
https://www.ecenglish.com/learnenglish

Etiketler
Yorum yok

Sorry, the comment form is closed at this time.