Amerikan üniversitelerine girişte en önemli faktörlerin not ortalaması, İngilizce yeterliği ve test sonuçları (TOEFL, SAT; yüksek lisans ve doktora için GRE; MBA için GMAT) olduğunu biliyoruz. Notlarınız ne kadar yüksekse, İngilizceniz ne kadar iyiyse ve testlerde ne kadar yüksek puan alabilirseniz üniversitelere kabul ve/veya burs sağlama şansınız da o kadar fazla olacaktır. Hemen hemen bunlarla aynı derecede önemli bir diğer faktör hiç kuşkusuz referans mektuplarıdır. Amerikan üniversitelerine kabulde referans mektuplarının çok önemli ve ağırlıklı bir yeri vardır. Referans mektupları esas itibariyle, öğrencinin öğretmenleri tarafından yazılan ve öğrenciyi başvurduğu okula tavsiye eden yazılardır.
Referans mektupları özellikle yabancı öğrencilerin kabulünde fark yaratabilir. Çünkü Amerika’da kayıt kabul ilgilileri diğer ülkelerin eğitim sistemini her zaman tam ve doğru olarak bilemediklerinden yanlış değerlendirme yapabilirler. Referans mektuplarıyla tereddütlü noktalara açıklık getirilerek öğrenci aleyhine yanlış kararların önüne geçilebilir.
Referans mektupları öğrencinin akademik durumunu en iyi bilen kişilerce, yani esas olarak öğrencinin öğretmenleri tarafından yazılmalıdır. Yüksek lisans veya doktora programlarına başvuranlar için referans yazacak kişinin mutlaka profesör olması mecburiyeti yoktur. Doçentler, yardımcı doçentler ve yerine göre okutmanlar da referans verebilir.
Diğer taraftan, başvuruda bulunan kişi çalışıyorsa veya staj yapmışsa işyerinden, müdüründen, amirinden de ayrıca referans mektubu alabilir. Çalışma hayatıyla ilgili referanslar işletme dalında öğrenim görecekler için, bilhassa da MBA başvurularında çok önem ve ağırlık taşır.
Buna mukabil, Amerikan üniversitelerine başvuran öğrenciler için mevkileri itibariyle etkili olur düşüncesiyle bakanlardan, parlamento üyelerinden, generallerden, rektörlerden vs. referans mektubu almanın elle tutulur bir faydası olmayacaktır. Böyle kişilerin verecekleri referans, ancak öğrenciyi akademik yönden veya iş münasebeti ile tanıdıkları takdirde bir anlam taşır. Referansı yazan kişinin öğrencinin akademik başarı durumunu, çalışmalarını, plan ve hedeflerini tam olarak bilmeden yazacağı basmakalıp bir mektup herhangi bir kıymet taşımayacağı gibi, bazen olumsuz etki de bırakabilir.
Bununla birlikte, asıl referanslara ek olarak, hocanız olmamış olsa da, sizi yakından tanıyan ve seven mühim kişilerden sizi tanıtan, öven, karakterinizin sağlamlığını vurgulayan ve tavsiye eden referanslar alabilirsiniz. Bunlara dış referans denir; asıl referansların yerini tutmasa da faydalı olabilir.
Referans mektupları çok özenli ve açık, anlaşılır bir dille hazırlanmalıdır. Baştan savma ve belirsiz ifadeler kullanarak yazılmış 3-4 satırlık referans mektupları yararlı olmak bir yana, çoğu zaman olumsuz bir izlenim bırakır.
Referans mektupları gerçekçi ve inandırıcı olmalıdır. Mübalağaya kaçmamalı, bununla birlikte öğrenci hesabına gereksiz tevazudan da kaçınılmalıdır. Örneğin, en başarılı öğrencisi için referans verecek profesör, o öğrencinin başarısını açıkça belirtmeli, vurgulamalıdır. Buna karşılık, herhangi bir dersten ancak geçer not alabilmiş bir öğrenci için o dersin hocasının, “Hayatımda böyle müthiş talebe görmedim, Tanrım, bu bir dahi!” diye referans vermesinin hiçbir değerinin olmayacağı da açıktır.
Referans mektubunu veren kişi, öğrenciyi ne vesile ile ve ne zamandan beri tanıdığını (iki sene boyunca benden şu dersleri aldı, gibi) belirtmeli, öğrencinin akademik durumu, çalışmaları, sınıfa katkısı, diğer öğretmenler ve öğrencilerle ilişkisi ve etkileşimi gibi hususlarda bilgi vermelidir. “Sınıftaki en iyi üç öğrencimden biridir” veya “Sınıftaki öğrencilerin üst %10’u içindedir” gibi karşılaştırmalı ifadeler kullanmalıdır. Mesela, sınıfın birincisi olan öğrenci için hocasının bunu belirten bir referans vermesi Amerikan üniversitelerine girişte büyük önem taşıyacaktır. Ayrıca, referans veren kişi, öğrencinin ders dışı çalışmaları, kültürel, sosyal veya sportif faaliyetleri gibi konularda da bilgi sahibi ise bunları belirtmelidir.
Öğrenciye referans veren kişi, Amerika’da tanınan bir bilim adamıysa, ya da en azından öğrencinin başvurduğu üniversitede tanınıyorsa, öğrencinin kabul şansı artabilir. Aslında önemli olan “iyi” referans gönderebilmektir. Bunun için öğrenciler en fazla başarı gösterdikleri derslerin hocalarından referans almayı tercih etmelidirler. Bununla beraber, Amerika’da sözgelimi biyoloji okumak isteyen bir öğrencinin kabulünde biyoloji hocasından alacağı referansın, meselâ, beden eğitimi hocasından alacağı referansa nazaran daha etkili olacağı da açıktır.
“Fena bir öğrenci sayılmaz; iyi çocuktur, idare eder” veya “Her ne kadar benden bir yıl ders aldıysa da kendisini pek tanımıyorum; umarım başarılı olur” türündeki referans mektupları öğrencinin aleyhinedir. Bundan daha iyi referans mektubu yazamayacak hocaların bunu açıkça öğrenciye belirtmeleri iyi olur.
Üniversiteler, her öğrenciden genellikle 2-3 referans mektubu isterler. Bazılarının zamanında ulaşmaması ya da kaybolması, bazılarının ise yetersiz sayılması tehlikesine karşı istenilenden fazla da referans mektubu gönderilebilir. Birçok kişiden iyi referans mektubu alabilecek üstün başarılı bir öğrencinin istenenden fazla referans mektubu göndermesinin hiçbir sakıncası olmadığı gibi yararı da büyüktür.

Referans mektupları İngilizce olarak yazılmalıdır. Referansı veren kişinin İngilizcesi yeterli değilse, mektup İngilizceye tercüme edilmeli ve mümkünse bu tercüme de referansı veren şahıs tarafından imzalanmalıdır.
Referans mektupları, normal olarak, referansı yazan kişi tarafından ayrıca postalanmalıdır. Öğrenci, referansı verecek kişiye üzerine posta pulu yapıştırılmış ve adresi yazılmış zarflar verebilir. Öğrenci referans mektuplarını diğer başvuru evrakı ile birlikte gönderme yolunu seçerse, referans mektuplarının en azından kapalı ve referansı yazan kişi tarafından kaşelenmiş veya imzalanmış zarflarda bulunması etki açısından daha iyi olur.
Her hocanın referansı ötekinden farklı olmalıdır. Aynı metni aynı daktiloda yazarak ya da fotokopi ile çoğaltarak başka hocalara imzalattırıp bunları başvuruda bulunduğunuz üniversiteye göndermekten kaçınmalısınız. Bir referans mektubundan fotokopiler çıkartarak değişik üniversitelere göndermekten de kaçınılmalıdır: Bütün kopyalar ayrıca imzalanmış olmalıdır. Zaten birçok üniversitenin kendi matbu referans mektupları vardır.
Öğrenci, kendisini tanıyan kişilerce verilen ve mahiyeti yukarıda açıklanan yazılardan başka, bilimsel, sportif vb. sahalarda göstermiş olduğu başarıları belirten çeşitli belgelerin İngilizce çevirilerini de referans mektuplarına ek olarak gönderebilir. Bunlar örneğin okul birincisi olduğunu ya da sözgelimi 82 kişi içinde ikinci olduğunu belirten resmi bir yazı, teşekkür mektupları, Türkiye’de yapılmakta olan üniversite giriş sınavlarında veya örneğin ALES’te alınmış yüksek bir derece, çeşitli müsabakalarda kazanılmış derece ve ödüller, hobi ve aktivitelerde gösterilmiş başarıların belgeleri olabilir. Bunlara objektif referanslar diyoruz. Bütün bunlar da hocalardan ve işverenlerden alınan asıl referansların yerini tutmasa dahi ek belge olarak faydalıdır.
Sözün kısası, referans mektupları Amerikan üniversitelerine girişte, İngilizce bilgi düzeyi, akademik başarı durumu, şart koşulan testlerde alınan puanlar ile beraber birincil faktörler arasındadır. Son dakikaya bırakmamak, aceleye getirmemek gerekir. Bunlara önem vermeniz, özen göstermeniz ve yazmınında hocalarınızın özen göstermesini sağlamanız yararınıza olacaktır.
Fulbright Istanbul Bürosu Müdürü

























